soda şişesinin anlattıkları
canım çok sıkkındı her zamanki gibi. ders çalışmamak için yapılan türlü abukluklardan bir demet seçmişim, onları yapıyorum… bunlardan bir tanesi de gazete okumak. “başbakan şunu dedi, baykal bunu dedi, bahçeli konuşmadı bile” haberlerinden gına geldi. ilginç şeyler daha çok dikkatimi çekiyor. hani şaşırırsın okuduğuna ama sonra dersin ya kendi kendine: “neden şaşırıyorum ki?”. işte öylesine bir duygu…
gazetelerin bildirdiğine göre 8 ekim 2009′da şöyle bir olay yaşanmış: turgutlu’da 61 yaşında bir amcamız, “henüz belirlenemeyen bir sebepten ötürü” makatına soda şişesi sokarak “canına kıymak istemiş”. daha sonra eşi tarafından “acılar içinde kıvranırken bulunan” amcamız, hastanede geçirdiği “başarılı bir cerrahi müdahalenin ardından” taburcu edilmiş.
ikinci haberimiz 6 aralık 2009′da yaşanmış. ilk haberle aralarında bir bağ olup olmadığını bilmiyorum. şöyle ki: tarsus’ta oturan çiftimiz soda şişesiyle fantazi yapmak istemiş. çiftimizin kadın olanı, erkek olanının isteği üzerine “16 santimetre uzunluğundaki” soda şişesini erkeğin makatına sokmuş. olayın trajik kısmı bundan sonra yaşanmış. “tüm çabalara karşın” soda şişesi adamın makatından çıkarılamamış. hastaneye kaldırılan adam “ameliyatla kurtarılmış”.
tırnak içinde yazdığım kısımlar, gazetede okuduğum cümlelerin birebir aynısıdır. zaten en merak ettiğim şeylerden biri, haberi yazan editör arkadaşın yazarken hissettiği duygulardır. o ruh halini hep yaşamak istemişimdir. haberi, haberi yazan adama nasıl bildiriyorlar bir kere? “baba burda tam senlik bir haber var. bak şimdi: adamın biri geldi bugün hastaneye. makatına soda şişesi sokmuş hacı. soda şişesiyle intihar etmek istemiş. gel hadi kaçırma bu haberi!”. birinin bana böyle birşey dediğini düşünüyorum da; okkalı bi’ küfür ederdim, “kafa mı buluyosun benle?” cümlesinden sonra. ama haberi yapan arkadaş bu yolu tercih etmemiş anlaşılan. üşenmemiş, soda şişesinin boyunu bile ölçmüş. hayır, makattan çıkan soda şişesinin boyunu ölçmek de ayrı bir rezillik. neresinden bakarsan bak iğrenç ötesi bir haber bu.
daha ilginç olansa “soda şişesinin” bir anda popüler olması. baksanıza iki olay arasındaki zaman farkına. sanki ilk olaydan sonra toplum galeyana gelmiş, memleketin her yerinden “makatta soda şişesi” haberleri gelmeye başlamış. yada herkes birinin öncü olmasını bekledi ve ilk olaydan sonra diğerlerinin de sesi gür çıkmaya başladı. soda şişesinin bir devrim sembolü olmasını kim önceden tahmin edebilirdi ki?
cem yılmaz’ın standup’ında söylediği gibi, hani artist olan bizdik lan? intiharı denemiş ve çeşitli fantaziler uygulamış bir insan olarak söylüyorum ki böyle ekstrem bir hayatım hiç olmadı yeminle. işin komiği, ben de kendimi uçlarda yaşayan bir insan olarak tanımlardım. değilmiş abicim. hatta, aslında çok mazbut bir hayat yaşadığımın farkına vardım. bunlar gazetelere yansıyan olaylar. bir de yansımayan binlercesini düşünsene… demek ki anketlerde insanlarımızın yarıdan fazlasının herşeye rağmen hayatından memnun olmasının nedeni buymuş.
yurdum insanı benden farklı bir oksijen soluyor orası kesin. ben de istiyorum abicim. iran’dan kamyonlarla kaçak olarak mı geliyor, evde sağlıksız koşullarda mı üretiliyor, bilemem. tek bildiğim; o oksijeni ben de istiyorum. bıktım ulan bu sıkıcı hayattan!

