ana sayfa > havadan sudan, teknoloji > Yok ki senin bir backup’ın…

Yok ki senin bir backup’ın…

PerÅŸembe, 21 May 2009 melankolikdeli Yorum ekle Go to comments

BiliÅŸim sektöründe çalışınca ve çocukluktan beri bilgisayarla haşır neÅŸir olunca bir yerden sonra meslekî tabirleri gündelik hayatta kullanmayı isteseniz de engelleyemiyorsunuz. Mesela ofis içinde “rimuuttan (remote) baÄŸlan bakayım bi” ya da “databeyzi (database) ristor (restore) et ÅŸuraya” gibi konuÅŸmalar geçiyor. Ama en basitinden, bir tanıdığımıza telefonla “ipconfig yazıp bak bakalım IP alıyor mu pc” dediÄŸimizde, karşıdaki bir an afallıyor. Hemen durumu çakıp nasıl yapacağını anlatmaya baÅŸlıyorsun mecburen.

İşin zorluğu filan değil aslında anlatmak istediğim. Kullanılan terimlerin sektörün içindeki insanlar için bir süre sonra herkesçe biliniyor olduğunun zannedilmesi. Farkında olmuyoruz cidden. Bu da kendimi temize çıkarmak adına yazılmış bir yazıdır böylece :smile:

Not : BaÅŸlık, Nil Karaibrahimgil’in Seviyorum Sevmiyorum adlı ÅŸarkısında geçen “Yok ki senin bir yedeÄŸin” sözünden devÅŸirmedir.
  1. Cuma, 22 May 2009 zamanında 11:59 | #1

    mesleği bilmem de özellikle aile bireyleriyle ve yardım isteyen arkadaşlarla çok yaşıyorum bunu.. bilgisayar konusunda diğerinden az birşey fazla bile biliyorsak başımıza gelebilecek bir şey, ukalalık değil üzülme :)

  2. Cuma, 22 May 2009 zamanında 17:44 | #2

    işte çok bilmiş gibi oluyorum öyle olunca :) rahatsız oluyorum da o yüzden yazayım dedim :) sizde de oluyorsa mesele yok :D

  3. dikenli tel
    Cuma, 22 May 2009 zamanında 18:50 | #3

    - oğlum ne yaptın tam olarak çalışırken?
    + ÅŸimdi hani çamaşır makinelerinin falan ekranı olur ya, hani böyle dijital biÅŸiler yazar üstünde; iÅŸte biz o tür ekranların hepsine lcd diyoruz. o lcd’lerin mikroiÅŸlemcileri var. mikroiÅŸlemcilerin bacakları var -64 tane- veri iletimini saÄŸlayan. çeÅŸitli ÅŸemalardan bakarak doÄŸru bacakları buluyoruz. rs-232 diye bir veriyolu iletimi protokolü kullanarak bilgisayarda yazdığımız kodları, bu veriyollarını kullanarak mikroiÅŸlemciye yüklüyoruz. bu sayede o ekran, aynı çamaşır makinesinde kullandığımız haline geliyor. buna da ilintili sistem programlama diyoruz…
    - çok para var mı bu işte?

    biliyorum hataydı anlatmaya çalışmak. ama en azından, anlayabilmen için kavramları türkçe’ye çevirirken çektiÄŸim azabı görüp biraz olsun anlamış gibi görünebilirdin be babacım. daha o kodları nasıl yazdığımızı bile anlatmamıştım. yuh olsun sana!

  4. Cuma, 22 May 2009 zamanında 22:42 | #4

    aslında bu teknoloji ve aile bireyleri arasındaki diyaloglarla ilgili senden yazı çıkar diye düşünmüştüm :D

    senin durumunun daha basit versiyonları var mesela. “anneye pc kullanmayı öğretmek”, “babaya internete girmeyi göstermek” gibi :D

  1. Henüz geri izleme yok.
Yorum akışına abone olun
:) :D :x 8) 8x :( 8( :? 8? ;) :| :p :annoyed_tb: :blush_tb: :bye_tb: :clap_tb: :drunk_tb: :devil_tb: :doh_tb: :dry_tb: :dunce_tb: :flush_tb: :guns_tb: :furious_tb: :glurps_tb: :happy_tb: :innocent1_tb: :jittery_tb: :smoke_tb: :king_tb: :lol_tb: :nono_tb: :help_tb: :ohmy_tb: :ponder_tb: :rolleyes_tb: :shock_tb: :sleep_tb: :thumbup_tb: :surrender_tb: :tongue2_tb: :unsure_tb: :wacko_tb: :thumbdown_tb: :wub_tb: :wallbash_tb:
:alien: :angel: :angry: :blink: :blush: :cheerful: :cool: :cwy: :devil: :dizzy: :ermm: :face: :getlost: :biggrin: :happy: :heart: :kissing: :lol: :ninja: :pinch: :pouty: :sad: :shocked: :sick: :sideways: :silly: :sleeping: :smile: :tongue: :unsure: :w00t: :wassat: :whistle: :wink: :wub: